Yanlış Posta: Post Gazetesi

Laleler Laleler

hasever
Yanlış Posta
Gerçekten araştırmaya, üzerinde kafa yormaya ve hatta akademik çalışma yürütmeye muhtaç bir meseledir. Kaç kere ciddiye ve bazen de ti’ye alarak yazdığımı ben bile unuttum ama yine de büyük bir inatla malzemem (kadavra) olmaya devam ediyorlar. “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” (Yavuz Turgul, 1990, Erler Film) filminde çok sevdiğim bir sahne var:  Yıllarca üçüncü sınıf aşk filmleri yönetmiş olan Haşmet Asilkan (Şener Şen) nihayet suya sabuna dokunur bir film yapmak ister. Yapmak ister ama ne parası, ne kodaman bir yapımcısı ne de istediği oyuncuları vardır Haşmet’in ama Haşmet inatçıdır;



Yanlış Posta: Post Gazetesi

Gerçekten araştırmaya, üzerinde kafa yormaya ve hatta akademik çalışma yürütmeye muhtaç bir meseledir. Kaç kere ciddiye ve bazen de ti’ye alarak yazdığımı ben bile unuttum ama yine de büyük bir inatla malzemem (kadavra) olmaya devam ediyorlar. “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” (Yavuz Turgul, 1990, Erler Film) filminde çok sevdiğim bir sahne var:  Yıllarca üçüncü sınıf aşk filmleri yönetmiş olan Haşmet Asilkan (Şener Şen) nihayet suya sabuna dokunur bir film yapmak ister. Yapmak ister ama ne parası, ne kodaman bir yapımcısı ne de istediği oyuncuları vardır Haşmet’in ama Haşmet inatçıdır; film için bütün varlığını ortaya koyar ve hatta gün gelir hırsızlık bile yapar...

Haşmet’in başrol vermeye mecbur kaldığı Tarcan (Oktay Kaynarca) akademi mezunu kabiliyetsiz bir tıfıldır. Filmin sonuna doğru Haşmet, gerçekten de sona doğrudur zira ne oyuncuları, ne set çalışanları ve ne de elinde film kalmıştır Haşmet’in,  istediklerini yapamayan Tarcan’a: “ Yahu nasıl oluyor da bu kadar kötü oynayabiliyorsun? Kim mezun etti seni ulan?” diyerek, neredeyse cinnet geçirir.

Ben o raddede değilim ama yine de soramadan edemiyorum: “Yahu nasıl oluyor da bu kadar kötü yazabiliyorsunuz? Nasıl oluyor da ilkokul düzeyine bile ulaşamayan bir yazma bilgisiyle gazete, dergi çıkarmaya cesaret edebiliyorsunuz? Bu cehaletin de bir sınırı yok mu? O gazeteler ki insanlığın kaç bin yıllık teknolojik birikimiyle basılıyor; o gazeteler içindir ki binlerce ağaç kesiliyor. Yazık... Hem o teknolojiye hem de o ağaçlara. Aslında en büyük yazık Dil’e oluyor ama siz tüccar kafasında olduğunuz için ve Dil’in bir borsası ve pazarı olmadığı için anlamazsınız...

Aşağıdaki alıntılar Post Gazetesi’nin Eylül 2008 İsviçre baskısından alınmıştır. Dilin Türkçe olduğu iddia meselesidir. Bir bakın bakalım gerçekten öyle mi!

1
İsviçreli Türklerin amansız vizesi çilesi. bu yılın sonuna doğru tarihe karışacak.
(Post, September 2008, 1. Sayfa, Manşet altı.)

2
Mail adresinizi gıvır zıvır postaların nereden geldiğini merak ediyorsanız, bu yazıyı okuyun
(Post, September 2008, 1. Sayfa, Haber girişi)

3
İsviçre’de kültürel ve sosyal konular içerikli Türklere yönelik yapılan tek program olma özelliğini yeni yayın döneminde de sürdürmeye devam edecek Postun Sesi programı yine çok güzel konularla dolu.
(Post, September 2008, 3. Sayfa)

4
Yaz iznini bir yıl özlemle bekledik. Kimimiz büyüklerini ziyaret etti, kimileri izini fırsat bilip birikmiş işlerini halletti ve üstelik izinden yoruldu geldi. Kekik kokan ovaları, bülbül öten bağları, arkamızda gözü yaşlı belki bir yıl sonra göremeyeceğimiz yaşlı anamızı babamızı yakınlarımızı bırakıp geldik.
(Post, September 2008, 7. Sayfa)

5
İsviçre’nin Zürih kantonunda kiracıların başı konut yetersizliği yüzünden ağrıdan kurtulmuyor.
(Post, September 2008, 9. Sayfa)

6
Yaz tatil sezonunu İsviçre dışında geçiren vatandaşlarımız dönüşlerinde yine Türkiye özleminden bahsederek ülkemizde yok yok.
(Post, September 2008, 10. Sayfa)

7
Plaj çok temiz ve kalabalık değil, kumu da kaleler yapmak için ideal. Konyaaltı plajları kalabalık, servisi de çok yavaş. Bir su için yarim saat bekliyorsun o sıcakta.
(Post, September 2008, 10. Sayfa)

8
İki parlamentoda birden tek Türk. (Başlık) Basel Parlamento seçimlerinde daha önce çeşitli haberlerle adları yakından tanınan vekillerden; [...]
(Post, September 2008, 11. Sayfa)

9
İşçi olarak çalışan Bolulu babasının yanına gelerek 29 yıl önce başlayan İsviçre macerası o günden beri devam ediyor.
(Post, September 2008, 11. Sayfa)

10
Alçakgönüllüğü ve mütevazi hali tavırlarıyla herhalinden belli olan güleryüzlülüğü ve sempatikliği ile sürekli etrafına neşe saçan Selver’e yine de sormadan edemedik. Kendini çok güzel bulduğun için mi yarışmaya başvurdun, nasıl oldu? sorusunun üzerine yarışmaya katılması için kendisini arkadaşlarının ısrar ederek ikna ettiğini vurguladı.
(Post, September 2008, 14. Sayfa)

11
Bunca leziz yemeklerin içinde büyüyen ve birbirinden leziz etli ve soslu yemeklerle beslenen bir kişi, nasıl olur da 90-60-90 ideal ölçüleri ve düzgün fiziğini nasıl koruyabilir?
(Post, September 2008, 14. Sayfa)

12
Arkadaşlarıyla beraber Street Parade eğlencesine katılan Banu ve arkadaşları Zürih’in gözde mekanlarında eğlencelerine devam ederken gazetemize poz verdi.
(Post, September 2008, 16. Sayfa)

Ve Altın Vuruş!

13 - Reklam

Anavatanınızda olup bitenleri kaçırmayın – cablecom digital tv.

Cablecom digital tv ile büyük bir program çeşitliliğini yaşayın. Halihazırda cablecom’un temel teklifinde bütün dünyadan çok sayıda TV-kanalları ve radyo istasyonları ve de ayrıca Türk kanalları TRT Int. Ve EuroStar TV mevcut.

Temel teklife ilaveten cablecom size ana dilinize kanal paketleri sunmaktadır; anavatanınızdan güncel içerikli.

Ayrıca anavatanınızla olan bağlantınızı uygun fiyatlarla sürdürmek istiyorsanız şimdi cazip dijital telefon tarifesinden ya da bir hispeed (yüksek hızlı) internet bağlantısında karar kılın ve yarı-fiyat kampanyasından faydalanın.

Bunun önkoşulu ayda CHF 6.- ödemeyle başlayan cablecom’dan verilecek alıcı aletinizin olması. Bu kanal paketi sadece İsviçre’nin Almanca konulan kısmında ve Tessin’de mevcuttur.

Yukarıdaki reklam metni İsviçre’de faaliyet gösteren Cablecom adlı şirkete ait olup, Post’ta olduğu gibi Hürriyet gazetesinde de tam sayfa yayınlanmıştır. Dilin Türkçe olduğu burada da iddia konusudur... Reklam parasını takip edip, metinde nasıl bir dil kullanıldığına bakmayanlar veya o bozuk dilden rahatsız olmayanlar doğaldır ki başkalarının diline de önem atfetmeyeceklerdir. Hiç kimse bir dili bu kadar hoyrat kullanma hakkına sahip değildir zira dil, sadece o dili kullanana değil, bütün insanlığa ait bir iletişim aracadır.

hasever

Yanlış Posta: Post Gazetesi

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


  1. *  yazdı Tarih: 10.02.2012 22:00
    Tamamen teknik bir sorun (yetersizlik) :(
  2. *  yazdı Tarih: 31.10.2011 15:24
    Sorum Nede Gazatelerde yazarlar hep Yorum yaparken iki defa Ön baslik yazmaktalar.??
Haber Puanlama
Ortalama puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: Laleler Laleler: