Radikal’in Zaza Kızı’na Biçtiği Üst Limit veya Burjuva Ahlakı

Yorum Hasever

Bab-ı Ali’nin ortasında sana acımazlar dedik, marjinal dediler; televizyonlara çıkma çirkinleştirirler dedik, radikal dediler; her gördüğün kameranın önüne atlama dedik; a-sosyal dediler. Şimdi ben bu cümleyi hangi ırmakta yıkayayım? Fırat’ta mı? Munzur’da mı? Kızılırmak’ta mı? Hangi su kabul eder bu kiri. Söyle bana Zaza Kızı! Seni biz, gidip, elimizin tersiyle ittiğimiz mecralara su olasın diye mi yetiştirdik. Senin ne işin var Coni’nin ismini duyduğunda bütün abazalığıyla üstüne başına sıçrayanların köşesinde. Şimdi ben bu manşeti hangi sularda soğutayım. Ben seni bunun için mi dinledim!



Radikal’in Zaza Kızı’na Biçtiği Üst Limit veya Burjuva Ahlakı

 

İnternet Medyası’yla karşı karşıya olduğum her durumda, gardını almış bir boksör gibi, hep tetikte dururum. Hangi “tık”ın altında hangi tilkinin/çakalın yattığını bilemediğimden, şüphelendiğim bir haberi tıklamadan önce muhakkak bir iç muhakeme yaşarım. Aynı durumla muzdarip olanların sayısının az olmadığını, en azından böyle olsa iyi olur, umuyorum. İçimin yağları eridiği halde “tık”lamadığım haber sayısı, okurluk seviyeme nazaran hiç de azımsanamayacak boyutta. Bu benim okur olarak savunma mekanizmam. Ama neylersin ki bu mekanizma, her zaman, devasa medya kanalları karşısında esaslı bir savunma hattı oluşturamıyor.

 

Bu yazıya konu olan haber[1]için kurulmuş herhangi bir savunmam yoktu; olamazdı da. Haber, Radikal Gazetesi’nin, 28 Nisan 2010 tarihli İnternet baskısında manşet haber olarak geçtiği için, benim “tık” hattım hiçbir işe yarayamazdı ve yaramadı da. Haber’in başlığı şöyle: Hasankeyf'in göçebesi: Aynur / Johnny Depp'le tanıştı, Ajda Pekkan'la düet yaptı” Haberi okuyalı saatler oluyor ve benim hala elim ayağım titriyor.

 

Anlattık, gösterdik, acısını çektik, zindanını gördük, sahip olduğumuz bütün konforu ve sahip olabileceğimiz bütün “dünyevi nimetleri” elimizin tersiyle ittik ama yine de anlatamadık. Sol dedik olmadı, yurtseverlik dedik olmadı, aydın dedik olmadı, entelektüel dedik olmadı ve en nihayetinde sanatçı dedik yine olmadı. Ben şair değilim ki kalkıp “kendi düşen köyler kentler ağlamaz” diyeyim. Benim köylerim kentlerim düştüğü için bu haldeyim. Hakkari’den Fatsa’ya kadar düştüğüm için böyleyim. Ama yine de laf ettirmedim kendime. Şehri vücudumu ve beynimi korudum; ne kadar korunabilirse. Ne kadar mı korunur? Ne kadar korursan o kadar!

 

Bab-ı Ali’nin ortasında sana acımazlar dedik, marjinal dediler; televizyonlara çıkma çirkinleştirirler dedik, radikal dediler; her gördüğün kameranın önüne atlama dedik; a-sosyal dediler. Şimdi ben bu cümleyi hangi ırmakta yıkayayım? Fırat’ta mı? Munzur’da mı? Kızılırmak’ta mı? Hangi su kabul eder bu kiri. Söyle bana Zaza Kızı! Seni biz, gidip, elimizin tersiyle ittiğimiz mecralara su olasın diye mi yetiştirdik. Senin ne işin var Coni’nin ismini duyduğunda bütün abazalığıyla üstüne başına sıçrayanların köşesinde. Şimdi ben bu manşeti hangi sularda soğutayım. Ben seni bunun için mi dinledim!

 

Ne diyor görmüyor musun? Göçebeymişsin; Kendi ülkenden ve kendi ülkende... Ama yine de Coni’yle tanıştırmışlar seni. Şeref, çok büyük şeref. Herkesi kendileri gibi kuyu dibinde sanıyor budalalar. Ve yetmemiş, Ajda’yla da düet yaptırmışlar. Evet, evet, o Ajda. Doğmayan kendi yavrularına gözyaşları döküp, memleketimin insan kıyımına ses çıkarmayan Ajda. Sen onun yanında yücelmişsin. Ben yoktum, biz yoktuk yanında; göğe erdi mi başın?

 

Ben şair değilim. Her şeyi sığdıramıyorum kelimelere. Yaşım kemale ermedi ama Charles Chaplin’in de dediği gibi “artık sadece hakikat gerekiyor bana”

 

Hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum. Ödeyeceğim kadar bedel ödedim ve ödemeye devam ediyorum. Sen o manşeti bir bıçak gibi saplattın böğrüme. Ne yap yap çıkar onu oradan. Yoksa seni de yazarım onların arasına...

 

Hasever,

Zürich, 28 Nisan 2010



[1] http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=993334&Date=28.04.2010&CategoryID=42

Radikal’in Zaza Kızı’na Biçtiği Üst Limit veya Burjuva Ahlakı

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.